Akşam içtiğiniz çay uykunuzu kaçırıyorsa…

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Doç.Dr. Mehmet Emre Taşçılar, Vücudumuza aldığımız besinlerin sindirilmesinin sonucunda bazı maddeler ortaya çıkar. Ayrıca kullanılan ilaçlar ve vücutta bulunan her türlü toksin maddenin vücuttan atılması gerekmektedir dedi. 

Bu detox işlemi sırasında karaciğer de bulunan bazı enzimler salgılandığını bildiren Dr. Emre Taşçılar,bu enzimlerin hızlı ya da yavaş salgılanması sizin hızlı ve yavaş asetilleyici olduğunuzu yani yukarıda belirtilen maddeleri hızlı ya da yavaş attınız anlamına geldiğini bildirdi.Taşçılar, hızlı asetilleyiciler için genellikle bir problem oluşmadığının ancak yavaş asetilleyicilerin yavaş detox yaptıklarından bazı sağlık problemlerinin olabileceğini belirtti.

Doç.Dr. Mehmet Emre Taşçılar, “Bir kişinin yavaş asetilleyici olduğunun belirlenmesinin bu kişide bazı ilaçlara karşı aşırı hassasiyet gelişip gelişmeyeceğinin önceden bilinmesini sağlar. Ayrıca bazı hastalıklar ve kanserler yavaş asetilleyicilerde daha yüksek oranda gözlendiğinden bu konuda tedbir alınmasını gerektirir” dedi.

Bu amaçla en yaygın kullanılan testin kafein testi olduğunu ifade eden Doç.Dr. Mehmet Emre Taşçılar, kafein testi yapılan kişiye kahve içirilerek kafeinin idrarla atılım hızının ölçüldüğünü söyledi.

Kafeinin vücuttan atılımı yavaş ise bu kişilerin yavaş asetilleyici olduğunu belirten Doç.Dr. Mehmet Emre Taşçılar, “Diğer bir yöntem genetik analiz yapılmasıdır. Ancak her iki test de her yerde yapılmayan ve pahalı bir yöntemdir. Yavaş ya da hızlı asetilleyici olduğunuzu belirleyecek en kolay yöntem kahve veya çayın uykunuzu etkileyip etkilemediğidir. Eğer akşam vakti birkaç bardak demli çay ya da kahve içtiğinizde gece uykunuz ciddi anlamda bozuluyorsa, saatlerce uykuya dalamıyorsanız, sabaha kadar sık sık uyanıyorsanız, o geceyi neredeyse uykusuz geçiriyorsanız siz yavaş asetilleyicisinizdir” diye konuştu.

Bazı ilaçların da kafein gibi vücuttan asettillenerek atıldığından yavaş asetilleyicilerin bu ilaçları çok dikkatli kullanmaları gerektiğini söyleyen Doç.Dr. Mehmet Emre Taşçılar, “Bu ilaçlar standart dozlarda değil çok düşük dozlarda alınmalıdır. Siz yavaş asetilleyici iseniz bazı tansiyon ve kalp ritmini düzenlemek için kullanılan ilaçları, bazı antibiyotik, antidepresan ve üst solunum yolları enfeksiyonunda kullanılan ilaçları çok düşük dozlarda kullanmanız gerekmektedir. Yavaş asetilleyiciler bu ilaçları herkesin kullandığı normal dozlarda kullanırlarsa ciddi yan etkiler hatta ilaç toksisitesi meydana gelir” diye uyardı.

Bazı kimyasallar, böcek ilaçları, sigara gibi toksik maddelerin vücuttan atılmalarının yavaş asetilleyicilerde çok uzun sürede gerçekleştiğini de belirten Doç.Dr. Mehmet Emre Taşçılar, “Detox işlemi çok yavaş olduğundan bu durum mesane kanseri gibi bazı kanserlerin görülme riskini artırır” dedi.

Doç.Dr. Mehmet Emre Taşçılar sözlerini şöyle sürdürdü: “Yavaş ya da hızlı asetilleyici olduğunuz doğumda bellidir, sonradan değişmez, hayat boyu devam eden bir özelliktir. Siz yavaş asetilleyici iseniz çocuklarınızdan bazılarının da sizin gibi yavaş asetilleyici olma ihtimali vardır. Yavaş asetilleyicilik genetik olarak bir sonraki nesile aktarılır. Yavaş asetilleyicilik geni baskın bir gen değildir çekiniktir. Bu yüzden anne veya babadan birisi yavaş asetilleyici ise her çocuk yavaş asetilleyici olmaz bazılarında gözlenir.”

Bir önceki yazımız olan Diş eti çekilmelerine müdahalede gecikmeyin başlıklı makalemizde Ağız ve Diş Haberleri, diş eti ve Diş eti çekilmeleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir